Kaf-Kaf'ın Sultanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaf-Kaf'ın Sultanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2015 Çarşamba

Uzunca bir aranın ardından tekrar merhaba...

Yaklaşık 2,5 - 3 yıldır yükselmiyordu buralardan Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi... Gerek yoktu belki, belki fırsat yoktu, belki de başka sorumluluklar engeldi, şimdi gerek oldu belki, belki fırsat, belki engeller ortadan kalktı. Sesimizin yükselmediği dönemin bir kısmına, 2013-2014 sezonuna dair bir yazı vardı Karşıyaka'nın internetteki ilk sesinde, üç gün öncesine kadar ulaşılabiliyordu, şimdiyse ulaşılamıyor, orada yazanlar KSK Voleybol ailesinin büyük çoğunluğunun, Karşıyaka camiasının vicdanının altına imzasını atacağı satırlar olduğundan anonim olarak kabul edebiliriz orada yazanları, Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi'nin uzunca bir aranın ardından tekrar merhabası olsun sizlere; bir sonraki seslenişi ise farklı sorular soracak hepinize, şimdilik merakta kalın...



"Gelelim gözlerden kaçan ama gözbebeğimiz olması gereken sultanlarımıza. Voleybol da altyapı sporcularıyla yeniden yapılanmaya giderek uzun soluklu bir başarı hedeflenmişti. Bu altyapı da çok büyülü bir sözcük aslında. Lafa geldi mi herkes altyapıcı oluyor. Ancak göreve gelir gelmez onlarca transfer yaparak altyapıdan yılların emeği ile yetişmiş oyuncuları gönderiyor. Oysa ki altyapı oyuncuları bu armaya borcunu ödemeyi bilen bizim evlatlarımızdır. Şimdilerde bir sezon oynayıp giden oyunculara gösterilen ilginin onda biri bu sabahın altısında kalkıp idman yapan, sonra okula koşan, sınava çalışan, akşam saatlerine kadar parke de zor şartlarda bu arma için çabalayan, küçük, yıldız, genç takımlardaki tüm kardeşlerimize verilse, boşa heba olmamış olacak. İşte o kızlar, üç kuruşa emeklerini ortaya koyanlar, alın terini akıtıp, aldıkları ilk paraları harcamaya kıyamayan, anaları babaları tribünde Kaf Kaf çekmekten boğazları patlayan o küçük yaştaki aslan yürekli kızlara bu şanlı armayı çok görmemek, güvenerek vermek gerekiyor. Bu sezon bunu yapabilmenin gururunu yaşıyoruz. Sezona 17 yaş ortalaması ile başlayan, şimdilerde 18,5 yaş ortalaması olan kızlarımız, bizim kızlarımız, on binlerce taraftarımızın maçına gelmediği ama arma için canını dişine katan, topraktan yetişme Karşıyakalılar… Şampiyonluk gelecekse onlarla gelsin, ben onlardan gelecek her hüzne hazırım… Tüm bunları anlatırken sevgili hocamızı ve emeklerini atlamayalım. Sezon başı bir kızımızla transfer görüşmesi yaparken, “bize inan, hiçbir şeyden vazgeçmedik, hedef aynı hedef, bütçemiz küçük ama yüreğimiz var “ demiştim… Alper hocam hem kızlarımızı yetiştiriyor, hem geleceği kurtarıyor hem de takımı büyük yarışa hazırlıyor. Göreceksiniz sonuna kadar da bu kızlarla yarışacağız… Gidebilecekken gitmeyen, bizimle kalan tecrübeli kızlarımız, bize inandılar. Bizler onlara tutamayacağımız hiçbir sözü vermedik. Dedik ki ne bulursak paylaşacağız. Yalan yok. Söz varsa eylem de var. Yapamayacağımızı da istemeyin bizden. Ocak 2014…Ne dediysek yaptık, ne yaptıysak savunduk… Daha da yapacağız elbette. Takviyelerimizi de onlara uyumlu olarak seçtik. Şimdi biz voleybol oynarken eğleniyoruz. Stres yok. Kaybetmeleri önemli değil. Onlara hep diyoruz ki çıkın ve aslanlar gibi kaybedin. Güler gibi ağlayın, bu arma için canınız yanıyorsa ağlarken de güleriz biz… Kaybetmenin güzel olduğu tek yerdir Aşkyaka…Yeter ki insanlar bu aşka kapılsınlar…O aşk bir ömür boyu dinlenen bir masal gibi uyanıkken bile görülen bir düş gibi sarar insanı…Yeşil ve kırmızı…."

11 Ağustos 2012 Cumartesi

KSK Voleybol'u birlikte yaşattık! Teşekkürler Hande & Gamze!

Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi Ekim 2010'dan beri KSK Voleybol'u yaşatmak için sessizliğe bürünmüştü. Yaklaşık 2 yıllık bir aranın ardından sesimizi yeniden duyurmak, vefanın İstanbul'da bir semt adı olmadığını göstermek gerekti.

Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi Temmuz 2010'da başlayan KSK Voleybol Kapatılacak dedikodularına ilk tepkiyi veren, bunu gündeme taşıyan adres oldu, bu nedenle bu vefanın da adresi olmak zorunda...
2006-2007 sezonunda 3. sırada yer alan, altyapısıyla Türkiye'nin en iyi yetiştirici kulübü olan Karşıyaka Spor Kulübü'nün Voleybol Şubesi kapatılamazdı, kapatılamadı da...

İlk olarak 11 Temmuz'da yükseldi voleybol için Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi! "Ege Kadını Kapatılamaz! KSK Voleybol Şubesi Kapatılamaz!" dedik. http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/07/ege-kadn-kapatlamaz-ksk-voleybol-subesi.html
14 Temmuz'da "Ege'nin tek kadın voleybol 1. Lig temsilcisi mücadelesini sürdürmeli!" dedik.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/07/egenin-tek-kadn-voleybol-1-lig.html
Tepkilerimiz yerini buldu ve yöneticilerimiz Gökhan Şensan ve Nazım Torbaoğlu'nun maddi manevi katkılarıyla lige katılım payı yatırıldı; hemen ardından 16 Temmuz'da "Voleybola sponsor arıyoruz! Ege'nin çağdaş kadınları desteğinizi bekliyor!" dedik.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/07/voleybola-sponsor-aryoruz-egenin-cagdas.html
28 Temmuz ve 8 Ağustos'taki genel yazılarda da Voleybol Şubesi'nin yaşatılması gerektiği vurgulandı, 13 Ağustos'ta ise "Bu kızlar FB'li, BJK'li, GS'li olmak istemiyor! Karşıyakalı olmak, Karşıyakalı kalmak istiyor!" dedik.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/08/bu-kzlar-fbli-bjkli-gsli-olmak.html
Ve 18 Ağustos'ta yaptığımız "KSK Voleybol Şubesi Yaşayacak" bildirisi RadyoSpor'da okundu, sesimiz ulusal medyada da yükseldi.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/08/ksk-voleybol-subesi-yasayacak-bildirisi_18.html
Hemen ardından 19 Ağustos'ta NTVSpor Radyo'da canlı yayına telefon bağlantısı ile katılarak KSK Voleybol Şubesi'nin Yaşatılması gerektiğini Karşıyaka, voleybol ve spor camiası ile paylaştım, 20 Ağustos'ta "Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi NTVSpor Radyo'yu da inletti" dedik.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/08/kaf-sin-kafn-gur-sesi-ntvspor-radyoyu.html
22 Ağustos'ta Federasyon'a olan borçların son gün Azat Yeşil ve Şeref Tufanyazıcı'nın katkılarıyla ödenmesi sonucu lige katılımın kesinleşmesiyle "Ve başlıyoruz" dedik KSK genel gündemi yazımızda.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/08/ve-baslyoruz.html
2 Ekim 2010'da ise yeni şube yönetimi oluşumu ve ilk adımların atılmasının ardından "Parke salonlarda taraftarın kalbinde sönmez güneşsin sen!.." dedik.
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/2010/10/parke-salonlarda-taraftarn-kalbinde.html
Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi böylece KSK Voleybol Şubesi'ni yaşatmak için sessizliğe büründü, bu işin Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi cephesi...
Voleybol Şubesi'nin kapatılması gündeme geldiğinde camiada da tepki konusunda biraz geç kalınsa da özellikle KSKList - www.kafsinkaf.org ve 1912 Karşıyakalılar Derneği önemli duyarlılık gösterdi ve konunun gündeme taşınmasını sağladı, camiadan duyarlı bir grup başkan Hüseyin Çalışkan'dan randevu alarak voleybol şubesinin yaşatılması gereğini başkanımız ile paylaşırken kısa süre içinde eski voleybol şubesi başkanlarımızdan Ekber Göçer koordinatörlüğünde gönüllülerden oluşan bir voleybol şubesi oluşturuldu ve yola çıkıldı. Azat Yeşil İzka İnşaat ile ana sponsor olurken, yeni yönetim http://www.kskvoleyboluyasatacagiz.com/ ile piksel kampanyasından önemli gelir elde etti, konu Eurosport ve ülke basınında da gündeme taşındı, bunun dışında takvim, kombine gibi ek kaynakların da yaratılması sağlandı. Yöneticilerimizden Tolga Uysal VOB ile salon reklamı anlaşması sağlayarak şubeye önemli bir kaynak yaratırken, ana yönetimden, 1912 Karşıyakalılar Derneği'nden, Amerika'daki Karşıyakalılardan ve camiadan da şubeye çeşitli destekler ve ek kaynaklar sağlandı. Üniversiteli Karşıyakalılar yıl boyunca kampanyalara katılım ve destek anlamında önemli katkı ve katılım sağlarken, camianın her kesiminden önemli bir destek ve duyarlılık sağlandı. Ankara'daki Karşıyakalılar "AnKa" da voleybol şubemize önemli destek verdi, Ankara'daki maçlarımızda ve son olarak Eskişehir'de bizi yalnız bırakmadı.
2011-2012 sezonunda ise Şeref Tufanyazıcı'nın başkanlığında, önemli bir kısmı önceki yıl da şube yönetiminde görev alan yeni bir şube yönetimi oluşturuldu, http://www.kskvoleyboluyasatacagiz.com ile kaynak yaratılmaya devam edilirken, kombine ve takvimin yanı sıra Mehmet Peköz'ün değerli katkıları ile farklı ek kaynaklar yaratıldı. İzka İnşaat ana sponsorluğu sürdürürken, Şeref Tufanyazıcı Şube Başkanı olarak şubenin maddi yükünü büyük oranda taşıyan isim oldu. KSKList de gerek altyapı için ekipman alımı, gerek playoff öncesi destek anlamında önemli katkı verdi. Camiadan Mehmet Peköz, Erdal Çilengiroğlu, Cenk Karace ve bir çok isim deplasman giderlerine önemli katkılar sağlarken ismini unuttuğum değerli Karşıyakalılar'dan özür diliyorum. Playofflarda İstanbul'da ve Eskişehir'de başta Üniversiteli Karşıyakalılar ve AnKa olmak üzere duyarlı Karşıyakalılar takımımızı yalnız bırakmazken, tek üzüntüm Taraftarlar Derneği'mizin ve Çarşı Grubu'muzun en kritik Bursa BŞB maçımızda kitlesel katılımla yanımızda olmaması oldu, bunu da belirtmek zorundayım. Bu da işin voleybol şubesi ve Karşıyaka camiası cephesi.
İki yıl boyunca Voleybol Şubesi olarak elbette hatalarımız, eksiklerimiz, yanlış uygulamalarımız olmuştur, gerek ilk sezonda, gerek ikinci sezonda, ama doğrularımız daha fazlaydı ve bunu bir sevgi takımı oluşturarak kanıtladık, KSK Voleybol ailesinin birbirine daha fazla kenetlenmesi ve bağlanmasını sağladık, burada altyapımızdaki kızlarımızın ailelerinin de rolü oldukça fazlaydı, onu da belirtmeliyim. Bu iki yıl boyunca altyapımızdan hiçbir oyuncuyu büyük rakiplerimize kaptırmadık, bu da en önemli icraatti bana göre, Karşıyaka Voleybol'a bedelsiz verdiğimiz iki genç takım oyuncumuz ve Işıkkent Genç Takımı'na giden 1 genç takım oyuncumuz dışında oyuncu kaybı yaşamadık. Ayrıca Bornova Koleji ve sonraında Gelişim Koleji ile yapılan burs anlaşmaları ve altyapı oyuncularımız ile bu doğrultuda yapılan protokoller bunu tamamlayan en önemli icraatlerdi. İlk sezonda altyapımızda görev yapan antrenörlerimiz ikinci sezonda Arkas'a giderken, orada da önemli başarılar elde ettiler. İkinci sezonda altyapımızın koordinatörlüğü'ne milli takımdan gelen Onur Çarıkçı, oyuncularımızın gelişimine önemli katkı sağlarken, bu yıl çeşitli yan faktörlerin etkisi ile altyapıda sportif başarı olarak önceki yılın gerisinde kaldık. İlk sezonda Yıldız ve Küçük Takımlarımız İzmir Şampiyonu olurken, Küçük Takımımız Türkiye 2.si olmuştu, ikinci sezonda ise Küçük ve Yıldız Takımlarımız İzmir 2.si, Küçük Takımımız Türkiye 4.sü oldu. Bu yıl kurulan ve sene ortasında kapanan Vakıfbank Ankara altyapı faaliyetlerini devralan KSK Ankara ise Gençlerde ve Küçüklerde Türkiye 3.sü, Yıldızlarda ise tek mağlubiyetle Türkiye 5.si olmayı ve Ankara'da faaliyet gösteren tüm takımları her yaş grubunda geride bırakmayı başardı. Ankara'da Karşıyakalı yetiştirmeyi başaran ve aileleri de Karşıyakalı yapmayı başaran KSK Ankara'yı tekrar tekrar tebrik ediyorum.
İlk sezonda Hande Şahbaz ve Pelin Ceylan'ı Genç, Ayça Ceyna Yavuz'u Yıldız, Ayşegül Girgin ve Ece Kozdere'yi Küçük Milli Takım'a gönderirken, Ayşegül ve Ece 23 Nisan'daki Dünya Çocuk Oyunları'nda 2. olarak Gümüş Madalya kazanan takımın parçası oldular. İkinci sezonda ise Büşra Mutlu Genç Milli Takım'a, Ayşegül Girgin, Ayça Ceyna Yavuz ve Ece Kozdere Yıldız Milli Takım'a, Buse Kara, Deniz Karagözoğlu ve Ezgi Akyaldız Küçük Milli Takım'a çağrıldılar, önceki sezon formamızı başarıyla giyen Buse Kayacan'ı Avrupa Ligi maçlarında A-2 Milli Takımı'mızda izledik. Dün tamamlanan Küçük Kızlar Balkan Şampiyonası'nda şampiyon olan Milli Takımımızda Buse Kara ve Ezgi Akyaldız başarıyla görev aldı ve Altın Madalya kazandılar. Bu arada KSK Ankara'dan da 3 oyuncumuz milli takım aday kadrolarına seçildiler. Bu da işin altyapı ve milli takımlar cephesi..


Gelelim yazımızın asıl konusuna... Yukarıdaki Vehbi Moğol fotoğrafında iki altyapıdan yetişen Karşıyakalı var, biri Gamze Korkmaz, altyapı mili takımları ile tarihe geçen önemli başarılar ve madalyalar kazanmış, iki önemli sakatlık ve bir önemli ameliyat geçirmesine karşın çalışarak öncekinden daha sağlıklı olarak spora dönmüş, yıllarca Şükran ablasının arkasında sıranın kendisine geleceği gün için sabırla beklemiş ve çalışmış değerimiz, soyadı gibi korkusuz, yürekli kızımız...
Diğeri ise Hande Şahbaz, o da Gamze ablası gibi genç milli takımlara defalarca çağrılmış, kendi yaş grubunda ne kadar önemli bir yetenek olduğunu önceki sezon aldığımız Deplasmanlı Gençler PAV Ligi 3.lüğünde en önemli rolü üstlenerek göstermiş, geleceğe dair büyük umutlar beslediğimiz değerimiz...
2 yıl önce; Gamze ve Hande, bu fotoğrafta olmayan Rabia, Gizem ve Pelin ile birlikte şubenin geleceği belirsiz olduğu günlerde kendilerine teklifler gelmesine karşın sabırla beklediler, hiçbir yere gitmediler, büyük vefa gösterdiler. Şubenin lige katılacağını gördüklerinde de amatör bir aşkla kulüplerine bağlılık gösterdiler, sembolik ücretlere imza attılar. 1. Lig'te kalmak için son haftalara kadar büyük mücadele verdiğimiz 2010-2011 sezonunda hem PAV maçlarında, hem A Takım maçlarında sahaya çıktılar ve 8-9 set, öncesi ve sonrası ile 5-7 saat salonda Karşıyaka'mız için ter döktüler, Gamze, bir PAV maçında bir topu kurtarmak için hamle yaparken yaptığı ters hareketle sakatlanıp sezonu kapattı, ki küme düşmemizin de etkenlerinden biri oldu Gamze'nin yaşadığı şanssız sakatlık. Başka bir takım branşında hiçbir sporcumuzun altından kalkamayacağı zorlu bir sezonu hiç şikayet etmeden tamamladılar, ellerinden gelen performansı sahaya koydular, tecrübesizlik zaman zaman elimize gelen maçları almamıza engel olmasa ligte kalmayı da başaracaklardı ama olmadı. 2011-2012 sezonunda Gamze ve Hande, Rabia, Gizem ve Pelin ile birlikte 4 yıllık sözleşmeye imza atarak biraz daha iyileştirilmiş olsa da yine sembolik ücretlerle kulüplerine bağlılıklarını bir kez daha kanıtladılar. Gamze sakatlıktan döndükten sonra 2011-2012 sezonunda takımımıza önemli katkı sağlarken, takımımızın savunma direncini artırarak çoğu maçın çevrilmesini sağladı. Hande ise takımın hücum silahlarının çok olmasının etkisiyle beklendiği kadar şans bulamadı, zaman zaman sahaya performansını yansıtsa da istikrarlı bir katkı sağlayamadı antrenmanların en iyisi olmasına karşın.
Geçtiğimiz günlerde önce Hande Şahbaz, ardından da yeni şube yönetimimizin anlaşmaya vardığını açıkladığı ve düzenlediği imza töreninde yer verdiği (http://www.kskvoleybol.com/?p=1587) Gamze Korkmaz aldıkları sembolik ücretlerin 3 ay ödenmemesi sonucu serbest kaldılar. Bu tabii ki kişisel olarak beni üzdü, orası ayrı, ama gerek Hande'nin, gerek Gamze'nin kariyerleri için yeni bir başlangıç olacaktır, umarım onlar için de hayırlısı olur, kendilerini kanıtlarlar ve bir gün başladıkları yere hakettikleri değeri görerek dönerler. Kulübümüz ve Voleybol Şube'miz için ise elbette sahaya KSK Voleybol Takımı çıkacaktır ve bu formayı giymeyi isteyen yüzlerce sporcu arasından bir seçim yapılarak sahada ter dökecek 12 sporcu bulunacaktır, ama Gamze'miz ve Hande'miz de o 12'nin içinde olsaydı ve bu iki yıllık cefanın ardından şampiyonluk sevincini ve coşkusunu yaşama şansı bulsalardı keşke diyor insan...
Yeni yönetimde Voleybol Şube Başkanlığı'nı üstlenen eski şube başkanımız Güçlü Aydoğdu ve değerli şube yöneticilerimizin iyi niyetle çalıştıklarından ve mücadele ettiklerinden eminim, umarım sponsorluk arayışları olumlu sonuçlanır ve amaçladıkları kaynak yaratma çalışmaları hedefine ulaşır, bu vesile ile onlara da başarılar diliyorum, ama keşke Karşıyaka'mız için böylesine fedakarlık yapan değerlerimizi bu şekilde kaybetmeseydik, böyle olmamalıydı. Eminim bu değerlerimizin serbest kalmalarına engel olmak için camianın çeşitli kesimleri de duyarlılık gösterirdi...

Bu yazı yazılırken Şube Başkanımız Güçlü Aydoğdu'dan da Gamze'nin ayrılması ile ilgili bir açıklama geldi.
http://www.yesilkirmizi.net/haberdetay.asp?ID=7786 Bu açıklamadan, 10 Temmuz'da anlaşmaya varıldığı açıklanan Rabia, Gizem ve Simay'ın da önümüzdeki sezon aramızda olmayacağı anlaşılıyor.
Gerek kulübümüz, gerekse Gamze, Hande, Rabia, Gizem ve Simay için hayırlı olsun demek düşüyor bize.
Ve KSK Voleybol'u birlikte yaşattığımız Rabia Eroğlu, Gamze Korkmaz, Hande Şahbaz, Gizem Öcal, KSK Voleybol'a hizmetlerinin sürecek olmasına sevindiğimiz Pelin Ceylan'dan helallik istemek. Bizlerin bir hakkı varsa sizlerde helal olsun. Ya siz, Karşıyaka Spor Kulübü Voleybol Şubesi'nin kapatılmasına sahada direnen Karşıyakalılar, siz hakkınızı helal ediyor musunuz?



Alphan Aksoylar
http://kafsinkafingursesi.blogspot.com/


20 Ağustos 2010 Cuma

Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi NTVSpor Radyo'yu da inletti

NTVSpor Radyo 19 Ağustos tarihli Voleybolun Sesi programının 2. bölümünde Kaf-Sin-Kaf'ın Gür Sesi'ni canlı yayına taşıdım, görüşlerimi programda dile getirdim, programın birinci bölümünde ise Şube Başkanı'mız Ufuk Kele son durum ile ilgili bilgilendirme yaptı. Program Karşıyaka Özel programına dönüştü. Umarım önümüzdeki günler, olumlu gelişmeler getirir ve şubemiz varlığını camiamızın ve konuya duyarlılık gösteren sponsorların da desteği ile sürdürür.

13 Ağustos 2010 Cuma

Bu kızlar FB'li, BJK'li, GS'li olmak istemiyor! Karşıyakalı olmak, Karşıyakalı kalmak istiyor!


Fotoğraflar geçen yılki KSK Yaz Spor Okulları Şenlikleri'nden, voleybolcu kızlarımız, spor okullarımızın en coşkulu gruplarından biriydi her zamanki gibi, Kaf-Kaf çekmeyi (bazı büyüklerinden daha iyi) biliyordu kızlarımız. Atatürk'ün gençliğinden çok şey beklediği ve annesi Zübeyde Hanım'ı emanet ettiği Karşıyaka'mızda çağdaş Türk kadınını, Ege'yi, İzmir'i 25 yıldır en üst seviyede temsil eden bir branşın temsilcisi olmanın onurunu yaşıyorlardı, kadınlarda birinci spor olan voleybolda en üst seviyede forma giyebilmenin hayallerini kuruyorlar, maç sonrası sevinçle tribünlerle bütünleşip Kaf-Kaf çekebilmenin umudunu taşıyorlardı. Bir kısmı genç takımla bu heyecanı yaşadı geçtiğimiz sezon, başkanımız Hüseyin Çalışkan'ın artık Karşıyaka'da o takımları tutan çocuk doğmayacak dediği FB, BJK ve GS ile yaptıkları 6 maçın 5'ini kazanarak bizleri de gururlandırdı o genç kızlarımız, başarılarıyla a takımımızın 25 yıldır olduğu gibi ligte kalmasını da sağladılar. Yürekleriyle, mücadeleleriyle, rakip kim olursa olsun maçı bırakmamaları ile Karşıyakalı'ydı onlar, ve yıllardır bayraklaşan sloganlarda olduğu gibi Karşıyaka kızları gibisi yoktu, bütçe sınırlı olsa da yürekler sınırsızdı voleybol şubemizde.

Son iki ay içinde yaşanan gelişmelerin de, yapılan açıklamaların da elle tutulur bir yanı yok ne yazık ki. Son olarak dün voleybol federasyonu, ilginç bir açıklama ile katılım bedeli yatırmasına karşın ligten Ankaragücü ile birlikte düşürüleceğimizi açıklarken, başkanımız Hüseyin Çalışkan, yine ilginç bir açıklama ile, takımın lige katılımı için çabalarının sürdüğünü, federasyonun sponsor arayışımız için anlayış göstermesi gerektiğini belirtti. İki aydır ısrarla belirttiğim gibi, Karşıyaka lige koşullar ne olursa olsun katılmalı, onuruyla mücadelesini sürdürmelidir, yönetimin çabalarını Karşıyaka camiası ile paylaşmamasını, camianın da bu çabaların bir parçası olmasını sağlamamasını ise anlamakta zorlanıyorum, bunun kasıtlı olduğunu düşünmekten başka bir seçenek bulamıyorum. En büyük övüncümüz spor kulübü olmaktı, bunu elimizden almaya 99. yılda görev alan yönetimin de, bu duruma sessiz kalan camianın büyüklerinin de hakkı yoktu diye düşünüyorum. Umarım önümüzdeki günler, bir Karşıyaka mucizesine daha imza atmayı başarırız camia olarak, bence voleybol şubesinin yaşatılması, Karşıyaka Spor Kulübü için Süper Lig Şampiyonluğu kadar değerlidir. Umarım yönetimimiz de, camiamızın bu konuya duyarsız kalan kesimleri de kendilerine KSK Voleybol ile gelecek hayalleri kuran o genç kızlarımızın ve onların ailelerinin, onların değerli antrenörlerinin yerlerine koyarlar, empati yaparlar ve bu mucizenin öncüsü ve parçası olurlar. Tibet Kızılcan'ın kemiklerinin daha fazla sızlamaması umuduyla...